November 18th, 2006
Büyü insanı yönetim altına alma ve bunu yaparken de çeşitli yollarla, usulleri kötüye kullanmak demektir. Burada amaç o kişiye istediklerimizi yaptırmaya yönelik olup, bunu sağlamak için de o insanın iradesini elinden almaktır.İnsanı istemediği şekilde harekete sevketmek, ona istemediği hareketleri yaptırmak büyü ile mümkün olabiliyor.Tarihte ilk defa bildiğimiz büyü ve sihir ilmi Bakara Suresinin 102. ayeti kerimesinin ifadesine göre; Harut ve Marut adlı iki melek tarafından yeryüzüne indirildi. Faydalı işlerde kullanılması için öğretilen bu ilim, kötü işlerde de kullanılmıştır. Bıçak ve ateş, iyi işlerde kullanıldığı gibi kötü ve şer işlerde de kullanılır.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
Büyücüler kendilerine başvuranların talepleri doğrultusunda.
1- Bir erkeği başkasının eşine kızına veya birkadını başkabirinin erkegine ogluna hiç olmaması gereken her hangi birine aşık ettirirler. Saygı sevgiyi ortadan kaldırarak insanları bir birine düşürürler
2- Bir insanda başka birine karşı nefret ve kıskançlık duygularını artırarak insanlar arsındaki güven ve samimiyeti bozar onları istenmeyen kavgalı gürültülü yaşantıya zorlar. Sinirli asabi ve gergin halde durmasını saglarlar.3- Karı koca arasında huzursuzluk çıkarıb bir birlerine düşman ettikleri gibi hamile kalınmasını engellemek için cinlerle yumurtalıkta döllenme zamanı yumurtaları kırarak döllenmeye engel olurlar vede iltihablı bir hastalıga sebeb olurlar
4- Hastalık bulaştırırlar veya meydana çıkarırlar. 5- İnsanları büyü yoluyla aç bırakır halsiz düşürür ve acı cektirir ölümcül hastalıklar meydana getirerek öldürürler. 6- İnsanların düşünme kabiliyetlerini karıştıp aklını çalarlar. 7- Düşmanlarını çalışma mücadele etme gayret ve isteklerini yok edip ümit hayal kurma hayatla barışma gibi duygularını tamamen ortadan kaldırıp iradesini alıp yokluk içinde onları sefalete çaresizlige sürüklerler.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
Cinlerin insanlarla birlikte olanlarına “Mir”, (çoğulu ummar,avamir)denir. Çocuklara musallat olanlarına “Ervah”, habis karakterli olanlarına “Şeytan”, üstündekilere “Marid”, daha güçlü olanına “ifrit” (çoğulu afarit) denir. “Hubs” cinlerin erkekleri, “habais” ise dişileridir.Cinler genellikle harabe ve çöllerde, hamamlarda, hurma öbeklerinde, çöplüklerde, türbe ve mezarlıklarda bulunurlar. Cinler erkeklerden çok kadınlara musallat olurlar. Cin insan suretine büründüğünde uzun sure bu halde kalmaz. Bazen ayrılırlar. Bu ayrılık anlarında kişi gayet sağlıklı dengeli biri gibi görünür. Hiçbir hastalık belirtisi göstermez. Cin varken namazdan, zikirden, Kur’an okunmasından hoşlanmaz. Tuvalette uzun sure kalmayı ve yalnızlığı tercih ederler.Bizimle aynı mekânı paylaşan cinler, başka bir âlemin yani gayb âleminin varlıklarıdır. Gayb bilinmeyen demektir. Allahû Tealâ her şeyi çift yaratmıştır. Âlemler de karşılıklıdır. -İçinde yaşadığımız bu âlem Zahirî âlemdir. Karşıtı ise öldükten sonra nefslerimizin yaşadığı Berzah âlemidir.
-Cinlerin yaşadığı Gayb âlemi var. Karşıtı ise onların öldükten sonra nefslerinin yaşadığı Berzah âlemidir.
-Meleklerin yaşadığı Emr âlemi
- Zülmanî âlem - Bir de yaradılıştan önce var olan yokluk, mekânsızlık âlemi
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Çarpılma Hakkında | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
Cinlerin insanlarla birlikte olanlarına “Mir”, (çoğulu ummar,avamir)denir. Çocuklara musallat olanlarına “Ervah”, habis karakterli olanlarına “Şeytan”, üstündekilere “Marid”, daha güçlü olanına “ifrit” (çoğulu afarit) denir. “Hubs” cinlerin erkekleri, “habais” ise dişileridir.
Cinler genellikle harabe ve çöllerde, hamamlarda, hurma öbeklerinde, çöplüklerde, türbe ve mezarlıklarda bulunurlar. Cinler erkeklerden çok kadınlara musallat olurlar. Cin insan suretine büründüğünde uzun sure bu halde kalmaz. Bazen ayrılırlar. Bu ayrılık anlarında kişi gayet sağlıklı dengeli biri gibi görünür. Hiçbir hastalık belirtisi göstermez. Cin varken namazdan, zikirden, Kur’an okunmasından hoşlanmaz. Tuvalette uzun sure kalmayı ve yalnızlığı tercih ederler.
Bizimle aynı mekânı paylaşan cinler, başka bir âlemin yani gayb âleminin varlıklarıdır. Gayb bilinmeyen demektir. Allahû Tealâ her şeyi çift yaratmıştır. Âlemler de karşılıklıdır.
-İçinde yaşadığımız bu âlem Zahirî âlemdir. Karşıtı ise öldükten sonra nefslerimizin yaşadığı Berzah âlemidir.
-Cinlerin yaşadığı Gayb âlemi var. Karşıtı ise onların öldükten sonra nefslerinin yaşadığı Berzah âlemidir.
-Meleklerin yaşadığı Emr âlemi
- Zülmanî âlem
- Bir de yaradılıştan önce var olan yokluk, mekânsızlık âlemi
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Çarpılma Hakkında | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
72/CİN-14: Ve ennâ minnel muslimûne ve minnel kâsitûn(kâsitûne), fe men esleme fe ulâike teharrev reşedâ(reşeden). Muhakkak ki; bizlerden Allah’a teslim olanlar da var, (kalpleri) kasiyet (bağlamış) olanlar da var. Kim (Allah’a) teslim olmayı dilerse, mürşidini arar.
72/CİN-15: Ve emmel kâsitûne fe kânu li cehenneme hatabâ(hataben). Kasitun olanlara gelince, onlar cehenneme odun oldular.
15/HİCR-26: Ve le kad halaknel insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
Cinlerin Yiyecekleri
Abdullah B. Mesud (RA) Allah Resulu’nun (SAV) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Cinler Peygamber Efendimiz’den azık isteyince “Allah’ın adı anılmış olup elinize gecen her kemik sizin için etten daha boldur. Eti yenilebilir hayvanların tezekleri de binekleriniz için yemdir” buyurmuştur. Tabii bu yiyecekler mümin cinler için geçerlidir. Kafir cinlere gelince, onlar üzerine Allah adının anılmadığı her şeyi yerler-içerler ve helal görürler.
Şeytan İnsanlaırn Yemeklerini Nasıl Yemez?Cabir (RA) dedi ki:
Allah Resulu’nun şöyle buyurduğunu işittim. “Kişi evine girdiği zaman ve yemeğe oturduğunda Yüce Allah’ın ismini zikrederse şeytan kendi yoldaşlarına şöyle der “Bu gece size bu evde yatak da yok, yemek de yok! Eğer eve girdiğinde Allah’ın adini zikretmezse şeytan yoldaşlarına şöyle der “Yatacak yeri buldunuz! Yemeğe oturduğunda Allah’ı zikretmezse “Yatağı da buldunuz, yemeği de” der.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Dini Bilgiler, Çarpılma Hakkında | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
Cinler nerede yaşar
Cinlerin insanlarla birlikte olanlarına “Mir”, (çoğulu ummar,avamir)denir. Çocuklara musallat olanlarına “Ervah”, habis karakterli olanlarına “Şeytan”, üstündekilere “Marid”, daha güçlü olanına “ifrit” (çoğulu afarit) denir. “Hubs” cinlerin erkekleri, “habais” ise dişileridir.Cinler genellikle harabe ve çöllerde, hamamlarda, hurma öbeklerinde, çöplüklerde, türbe ve mezarlıklarda bulunurlar. Cinler erkeklerden çok kadınlara musallat olurlar. Cin insan suretine büründüğünde uzun sure bu halde kalmaz. Bazen ayrılırlar. Bu ayrılık anlarında kişi gayet sağlıklı dengeli biri gibi görünür. Hiçbir hastalık belirtisi göstermez. Cin varken namazdan, zikirden, Kur’an okunmasından hoşlanmaz. Tuvalette uzun sure kalmayı ve yalnızlığı tercih ederler.Bizimle aynı mekânı paylaşan cinler, başka bir âlemin yani gayb âleminin varlıklarıdır. Gayb bilinmeyen demektir. Allahû Tealâ her şeyi çift yaratmıştır. Âlemler de karşılıklıdır. -İçinde yaşadığımız bu âlem Zahirî âlemdir. Karşıtı ise öldükten sonra nefslerimizin yaşadığı Berzah âlemidir.
-Cinlerin yaşadığı Gayb âlemi var. Karşıtı ise onların öldükten sonra nefslerinin yaşadığı Berzah âlemidir.
-Meleklerin yaşadığı Emr âlemi
- Zülmanî âlem
- Bir de yaradılıştan önce var olan yokluk, mekânsızlık âlemi
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Astroloji, Dini Bilgiler, Çarpılma Hakkında, Medyum, Çin Burçları, Burçların Açıklamaları | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
Cin çarpmasının belirtileri Cin ve şeytan çarpmasının bariz belirtisi, kişinin hareketlerinde gözle görülür bir bozulma ve rahat yürüyememesi gelir. Adımlarında ve konuşmalarında dengesizlik olur. Söyleyeceklerini birbirine bağlamada güçlük çeker. Sizlerinin arasında mantıklı bir anlam ilişkisi kuramaz.
Çarpılma, insanın yapmak istediği veya düşündüğü bir hususu sağlıklı bir şekilde idrak edememesidir. Bunların bazıları başka hastalıklarla benzer belirtiler gösterebileceği gibi bazıları da kendine özgü çok farklı belirtiler gösterir.
Cinlerin insanları çarparak sara nöbetine sokmaları çoğunlukla öfke ve cezalandırma gayesiyle olur. İnsanlardan bazıları cinlere eziyet edebilir veya cinler onların kasten eziyet ettiklerini düşünürler. Kişi farkında olmadan cinlerin üzerine küçük su dökebilir veya kaynar su boşaltabilir. Ya da farkında olmadan cini öldürebilir. Bu da bilmeden cinin bulunduğu yere ağır eşya koymak, taş koymak veya yüksekten düşmek gibi nedenlerle olur. Özellikle kırlarda deliklere tuvalet yapmamak, özellikle tuvalete, hamama ve benzeri yerlere girerken besmele çekmek, yılan, akrep, siyah kedi ve köpeğe zarar vermemek gerekir. Yılan, akrep, siyah kopek öldürülebilir ancak yaralı bırakılmamalıdır.
Büyüklerimiz bu tür olayların yaşandığını bildikleri için çöplük kenarından geçerken,açığa tuvalet yaparken, sıcak kul ve sıcak su dökerken “Destur” denmesini hep tembih ederlerdi.
Yaşanmış bir örnek
Şeyh Ebu Bekir Cabir’in anlattığı yaşanmış bir olayda: Şadiye isminde bir ablam vardı. Çocukluğumuzda bir gün evin alt tarafından çatıya, ucunda sepet takılı iple eşya taşıyorduk. Sepeti yukarıya çekerken ablam da çekmek istedi fakat ağırlığına dayanamayıp çatıdan düştü. Düştüğü yerde bir cin bulunuyormuş. Cinin canı yanmış. Cin ablamdan intikam almaya başladı. Her hafta 2-3 kez uykuda geliyor ve onun boğazını sikiyordu. Zavallı ablam bu acıya dayanamayıp havalara zıplıyordu. Cin ancak ölü gibi nefessiz kaldığında bırakıyordu. Bir keresinde ablamın ağzından bu işkenceyi ablamın canını yaktığı için yaptığını söylüyordu. Cin sadece uykuda geliyordu. Yıllar geçiyor ve cin ablamın yakasını bir turlu bırakmıyordu. Zavallı ablam bu acıları yasayarak 10 yıl sonra yine cinin boğazını daha fazla sıkmasıyla çırpınarak son nefesini verdi. Bu olayı bizzat gözlerimle görerek yaşadım.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Astroloji, Burçlar, Dini Bilgiler, Çarpılma Hakkında, Medyum, Çin Burçları, Burçların Açıklamaları | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
İlkçağ insanlarının mağara duvarlarına çizdiği bizon resimleriyle başlayan büyü, M.Ö. 3000 yılında beri vardır. Delillerle sabittir. Mısır ve Kalde’de altın çağını yaşadı. Mezapotamya’da filizlendi, eski Yunan ve Roma’da gelişti. Nesilleri ve çağları aşarak dünyanın dört bir yanına yayıldı. İnsanoğlu, yaratılışından bu yana her çağda bilinmezliğin kapılarını zorlamak, yaratılışın, yaşam ve ölümün sırlarını çözmek, doğaüstü güçlere hükmetme merakını
yenemedi.
Büyücülük, batıl inançlara dayalı olduğundan, her şeyden önce, dine ve inanca kesinlikle karşıdır. Reçetelere, formullere değişik anlamlar yükleyerek yapılan bir uygulamadır.
Büyücülük te şeytanı tanıma vardır. Büyüyü yapan, şeytanı ve yardımcılarını çağırır. Kendilerini göstererek veya göstermeyerek, kendilerinden isteneni yaparlar.
Büyücülüğün, bir büyüleme, etkileme ve telkin şekli olduğunu da söyleyebiliriz.
Güncel bir tarifi yapmaya çalışılırsa, sevgi ve nefret gibi duyguların dozu güçlü bir enerji şeklinde, formuller kullanarak başkalarına transferidir.
Büyünün dini yoktur. Hangi dine ve inanca bağlı olursa olsun, etkileri aynıdır.
Daha değişik bir tanımla, büyü, insanların sahip olduğu büyük enerji yoğunluğunu yoketmek, en azından bunun ritmini bozmak için , yapılan bir negatif enerjiyi, muska veya benzeri araçlarla hedeflediğimiz insanın üzerine yollanması ve o insanın vücudundaki enerji akışının düzensiz olarak çalışmasına sebep olunması demektir.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Astroloji, Burçlar, Dini Bilgiler, Çarpılma Hakkında, Medyum, Çin Burçları, Burçların Açıklamaları | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
İlkçağ insanlarının mağara duvarlarına çizdiği bizon resimleriyle başlayan büyü, M.Ö. 3000 yılında beri vardır. Delillerle sabittir. Mısır ve Kalde’de altın çağını yaşadı. Mezapotamya’da filizlendi, eski Yunan ve Roma’da gelişti. Nesilleri ve çağları aşarak dünyanın dört bir yanına yayıldı. İnsanoğlu, yaratılışından bu yana her çağda bilinmezliğin kapılarını zorlamak, yaratılışın, yaşam ve ölümün sırlarını çözmek, doğaüstü güçlere hükmetme merakını yenemedi.
1… AK BÜYÜ : Şifa amaçlı yapılan çalışmalar demektir. Zahiren acayip, fakat aslında tabii sebeplerle meydana gelmiş bir takım fiiller yapmak sanatıdır.
2… KARA BÜYÜ : Asıl büyü bu olup, bazı kimseler perilerin ve özellikle şeytanların müdahalesi ile tabiat üstü bir takım fiiller yapabilecekleri iddiasındadırlar. Zarar verme amaçlı yapılan büyüler.
3… TAKLİT BÜYÜ : İnsanları ve insanların beyinlerini etkilemek amacıyla yapılan telkin ve büyülerdir.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Astroloji, Burçlar, Dini Bilgiler, Çarpılma Hakkında, Medyum, Çin Burçları, Burçların Açıklamaları | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »
October 9th, 2006
Büyü muhtelif kavimlerde mevcuttu. KELDANİ’lerde Keldani büyüsü; Her yere yayılmış olan cinlerin tabiat hadiselerini vücuda getirdikleri itikatına dayanıyordu. Bu kuvvet, erkekten ziyade kadında bulunuyordu. Cadılar ve şeytanlar insanların bedenine girme gücüne sahip olduğuna inanıyorlardı.
Büyünün etkisi hemen görülmez, zamana bağlıdır. Büyü, gereken bilgilerin verilmemesi, şartların yerine getirilmemesi gibi sebeplerle sonuç vermeyebilir de.
Büyülerin etki süreleri de farklıdır, ömür boyu süreni olduğu gibi, zaman içerisinde yok olduğu da olur.
Her amaca göre farklı büyü çeşitleri vardır. En çok tanınanları, Sabun büyüsü, domuz yağı, ay hali kanı, tırnak büyüsü, sac kılı, kabir toprağı olarak tanınanlardır.
Bunların dışında, ayetlerin kötü ve iyi güçlerinden yararlanılarak yapılan büyüler de vardır.
Özetlersek, büyünün amacı, doğanın organik gücünün sahiplenilmesi ve bu şekildeki gücün dilediğince kullanmaktır.
Posta Kategorisi Fal Bilgileri, Büyü - Sihir, Astroloji, Burçlar, Dini Bilgiler, Çarpılma Hakkında, Medyum, Çin Burçları, Burçların Açıklamaları | Daha bu yazý ile ilgili yorum yapýlmamýþ, Yorum yapmak için týklayýnýz. »